google reader hayatımıza girdi gireli teknokolimiz arttı, kolibasili misali. takip ettiğim bloglardan bir kenara ayırdıklarıma bakmak boş zamanlarımı son derece azalttı. cinematical‘da rastladığım bu linki uzun zamandır kullanıyorum. pek hoş bir şey. http://www.listentoamovie.com/ adresine girdiginizde envai çeşit filmden beğendiğinizi dinleyebiliyorsunuz. ofiste, evde ya da uykuya dalmadan önce biraz the royal tenenbaums, biraz four weddings and a funeral? ya da canınız ne isterse dinlemek fena olmuyor. hatta iyi oluyor.
How I met Your Mother 4. sezonu ağır gidiyor derken 11. bölüm eski tempoyu yakaladı. Bugün tvcrunch sitesinde gezinirken rastladığım fotolar ise muhteşem. 2008′in eğlence sektörü için önemli anlarını resmeden ekip, Jonas Brothers karakterlerinde bir harika. Bilmeyenler için Jonas Brothers Disney Channel’ın yeni bombası. Abileri ablaları Justin Timberlake ve Britney Spears gibi Disney Channel’dan başlayıp zirveye ulaşmaya çabalıyorlar. Bu çabada saçlarını düzleştirmeyi pek ihmal etmiyorlar nasıl olduysa…
burada ve burada anlamını bulabilirsiniz uvertürün. neler yazacağıma dair bir fikir vermek açısından ise şunu ekleyebilirim.
“evden sabah 7′de çıktı. son zamanlarda üzerinden atamadığı botanik krizini örselemek için, çiçekçiye gitmesi gerekliydi gerekten öte zorunluluktu. lale ve sümbül ekim tarihi bitmeden milyonlarca çiçek soğanı alma isteği önlenemezdi. büyük yapı marketlerin çiçek ve bahçe bölümlerinden edindiklerini çoktan ekmiş, hatta filizlenmelerini bile sağlamıştı. fakat bağımlı olmuştu artık her gün yeni bir çiçek alıp, internette saatlerce o türe ait bilgileri okuyor. bahçıvanın el kitabı‘ndan da takip ediyordu. ekim dikim için bu aylar çok kesat diye düşündü. nisana kadar ekilebilecek çok az bitki olduğundan sıkıntılıydı. nisana kadar geçmezse bu bağımlılığı, ki daha önce heveslendiği birçok şey yarım kalmıştı, balkonda ve ofiste yer kalmayacaktı. kökü kuruyan kaktüsü onu çok endişelendirse de onu kurtaracağına inanıyordu, Sibel.”
…





















